Evlilik nedir?

Duygularımızı ve evliliğin toplumsal ahlaka dokunan yanını bir kenara bırakalım. Evliliği tamamen mantık yönünden inceleyelim. Mantık evliliklerinden de bahsetmiyorum; evliliğin temeldeki mantığını irdelemekten bahsediyorum. Sokrates-vari bir şekilde söyleyecek olursam, evliliğin düz mantığını açığa çıkarmaktan bahsediyorum.

Evlilik, Karl Marx’a göre kapitallerin birleşmesidir. Bu tanımı aldığım makaleyi, üniversitede okumuştum. O zamanlar aktif bir şekilde not tutmadığım için şu anda makaleyi bulamıyorum. Yanlış hatırladığımı düşünen varsa, beni düzeltmekte özgürdür. Ancak, Karl Marx böyle düşünmemiş olsa dahi, evlilik gerçekten de kapitallerin birleşmesidir. Bunda da özellikle devletin evliliğe bakış açısı yatar. Toplumsal ahlak bir yanda dursun, devletin iki insanı birbiriyle resmi olarak birleştirmesinin altında yatan asıl sebep ekonomiktir. Evlendikten sonra ailenin gelir ve giderleri tek çatı altında toplanır. Üstelik modern kanuna dayalı evlilikler sonlandığı zaman, eşler ekonomik değer taşıyan malları, evlilik öncesine göre bölüşmez; bu mallar, çeşitli parametrelere göre yeniden paylaştırılır.

Evlilik, ekonomik anlamda iki insanın güçlerini birleştirmesi olduğu kadar, aynı zamanda ev yönetimidir. İki insanın aynı evde yaşamaya başlaması, aynı bir toplumu oluşturan bireylerin birbirine karşı sorumlulukları olması gibi, ev sakinlerinin de birbirine karşı sorumluluklarının olmasını gerektirir.

Kapital nedir? Para ve mülkü kapital sayabileceğimiz gibi, potansiyel iş gücünü de kapitalden sayabiliriz. Evlilik kapitallerin birleşmesi ise, sosyal anlamda da böyle olduğu düşünülebilir. Bu nedenle toplumun dayattığı “ütü kadın işidir,” ya da “eve ekmeği erkek getirir,” gibi söylemler cinsiyetçilikten öteye gitmez. İki kişi (erkek veya kadın fark etmez) evleniyorsa, her türlü kapitalini birleştirme amacı gütmelidir. Aksi takdirde evliliğin mantığından söz edilemez.

Leave a Reply