Okuduğum Kitaplarla 2014

Bugün, Reddit ve RSS’in yaratıcılarından, 2013’te daha 26 yaşındayken Aaron Swartz‘ın en yakın arkadaşlarından birinin, Aaron’ın ölümünün 2. yılında kalem aldığı bir yazıyı okudum. Okumak isteyenlere tavsiye ederim. İntihar eden biri için yazılmış, hayatı yaşamayı ve farklı açılardan dünyaya bakmayı öven oldukça güzel bir yazı.

Bu yazı beni Aaron’ın iyi bir okuyucu olduğu konusunda da bilgilendirdi ve her yıl okuduğu onlarca (genellikle 100’ün üstünde) kitabı listelediği, kimisi hakkında yorumlarını paylaştığı bir blog parçasına yönlendirdi. 2012’nin sonlarında Okuduğum Son Kitap adlı bir internet sitesi açmıştım ve ben de okuduğum her kitabı buraya kaydediyorum. Geçtiğimiz günlerde 2014’te neler yaptığıma dair bir yazı yazdığımda, kitaplardan da ayrıntılı olarak bahsetsem mi diye düşünmüştüm. Eh. Aaron bana gerekli motivasyonu sağladı diyebilirim.

Aaron’ın yaptığı gibi, ben de fazlasıyla beğendiğim ve zamanınız olduğunda ivedilikle okumanızı tavsiye ettiğim kitapları italik harflerle yazıyorum.

  1. Franny ve Zooey – J. D. Salinger
    • Salinger’in en popüler kitaplarından. Pek sevmedim.
  2. Cehennem – Dan Brown
  3. Demir Ökçe – Jack London
    • Jack London’ın yapıtları modern klasikler arasında gösteriliyor. Demir Ökçe, benim ilk Jack London kitabım oldu. Çevirisini çok beğenmediğim (Evrensel) halde kitap çok hoşuma gitti. Okuyacaksanız İş Bankası Kültür Yayınları’ndan Levent Cinemre’nin çevirisini tavsiye ederim. Harika bir çevirmen. Jack London kitabı 1900’lerin başında yazıyor. Uzun gelecekte, 1900’lerde yazılmış olan bir kitap bulunuyor ve bu kitapta kapitalizme karşı verilen savaş anlatılıyor.
  4. Ağrıdağı Efsanesi – Yaşar Kemal
    • Jack London gibi, Yaşar Kemal’i de bu yıl hayatımda ilk defa okudum. Çok sevdim. Anlatılanlar, adını yansıtırcasına efsane; anlatım ise masalsı.
  5. Bin Dokuz Yüz – Alessandro Baricco
    • Düşük beklentiyle alıp yaklaşık 1.5 saatte bitirdiğim harika bir kitap. 1900 yılının ilk günü bir transatlantikte bir kutunun içinde bulunan ve “Bindokuzyüz” adı verilen bir bebeğin olağandışı öyküsünü anlatıyor.
  6. Tek Kanatlı Bir Kuş – Yaşar Kemal
  7. Yeni Hayat – Dante Alighieri
    • Cehennem’i okuduktan sonra Dante’ye sarıp bu kitabı aldım. Çok da iyi vakit geçirmedim okurken.
  8. Tembellik Hakkı – Paul Lafargue
    • 2014’te okuduğum en aydınlatıcı kitaplardan biri olabilir. Oldukça kısa bir kitap ve insanlığın belki de en temel haklarından biri olan tembellik hakkına değiniyor. Özellikle sanayi devrimi ile değişen dünya ve kapitalizmin bizi zorladığı şartlardan bahsediyor. Spoiler vermiş gibi olmayayım ama savunduğu en temel öğe insanın günde 3 saatten fazla çalışmaması gerektiği ve hali hazırdaki sistemin insanı her yönden sömürmeye ittiği. Örnek verecek olursak Lafargue’ın, günde 8 saatlik çalışma şeklinin insanı gün içinde yorduğu, sadece hafta sonları kendine zaman ayırabildiği için de insanı, her türlü ihtiyacını karşılayabileceği tek yer olan AVM’lere ittiği gibi bir savı var. Kesinlikle okunmalı!
  9. Öteki Dünya: Ay Devletleri ve İmparatorlukları – Savinien Cyrano de Bergerac
    • Okuduğum en ilginç kitaplardan biriydi. Şans eseri Ay’a yolculuk etmeyi başarmış bir adamın hikayesini anlatıyor. Dini öğeler çokça bulunsa da, henüz 1600’lü yıllarda yazarın Ay ve uzayla ilgili ilginç tahminler yapabilmiş olması benim için şaşırtıcıydı.
  10. Kuşlar da Gitti – Yaşar Kemal
  11. Devlet – Platon
    • Günümüz dünyasının işleyişini anlamak için bence okunması gerekiyor. Milattan önce yazılmış olsa da hala Platon’un devlet üzerine fikirlerinin geçerli olduğunu görmek bazen şaşırtıcı, bazense korkutucu. Uzun bir kitap olduğu için roman gibi okumaktansa, zaman zaman alıp okunabilir. Daha önce kitap üzerine uzun, kitaptan anektodlar içeren bir yazı yazmıştım. Buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.
  12. Kıyamet Gösterisi – Neil Gaiman & Terry Pratchett
    • Otostopçu’nun Galaksi Rehberi serisini çok sevdiğim için zamanında Emin Okutan bana bu kitabı önermişti. Gerçekten de benzer bir dile ve hikayeye sahip. Severek okudum.
  13. Ev Sahibesi – Dostoyevski
    • Dostoyevski okumak için her türlü zaman yaratabilirim sanırım.
  14. Kesişen Yazgılar Şatosu – Italo Calvino
    • Büyük beklentilerle almıştım ama beni hayal kırıklığına uğrattı. Sanırım tarot kartları bana saçma geldiği için çok sıkıldım. Tarot kartlarını kullanarak, karakterleri konuşmadan hikayelerini izleyip tahmin etmek ilginç bir fikir. Ancak oldukça sıkıcıydı.
  15. Vahşetin Çağrısı – Jack London
    • Bu kitapla beraber Jack London favori yazarım oldu. Bu adam bir harika dostum!
  16. Peter Schlemihl’in Olağanüstü Öyküsü – Adelbert von Chamisso
    • Oldukça kısa ama içinde çok şeyler barındıran bir kitap. Sonsuz servet elde etmek için ruhunu şeytana satan bir adamın öyküsünü anlatıyor.
  17. Beyaz Diş – Jack London
    • Gittikçe daha çok, daha çok seviyorum! Mutlaka Levent Cinemre’nin çevirisiyle okuyun.
  18. Katharina Blum’un Çiğnenen Onuru – Heinrich Böll
    • Zaman zaman Kafka’nın Dava’sına benzettiğim yerler oldu ama kendisi de başlı başına bir başyapıt. Magazinin insan hayatına ne denli zarar verebileceği ve istediğinde toplumu ne kadar yanlış yönlendirebileceği üzerine bir kitap.
  19. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu – Stefan Zweig
    • Kadının hayatı boyunca sevmiş olduğu bir adama yazdığı mektup. İlginç geldiği için kısa sürede okudum. Stefan Zweig’ın daha önce Satranç’ını da okumuştum. Kısa hikayeler yazma üstüne oldukça başarılı.
  20. Rework – Jason Fried, David Heinemeier Hansson
    • Okuduğum her sayfasında “evet, işte beni anlayan birileri,” dediğim; çok kısaca bahsedecek olursam çalışmanın ve şirket kurmanın/yönetmenin tanımını baştan yapan bir kitap.
  21. The Little Book of Economics – Greg Ip
    • Ekonomiye ilgi duymaya başladığım için, basit ekonomik konseptleri anlamak uğruna okudum. Kitap oldukça basit bir dille para birimlerinden tut, merkez bankalarının nasıl çalıştığına geniş bir spektrumda bilgi veriyor. Sonlara doğru verilen bilgiler FED’e yönelik olsa da güzel bir kitap.
  22. The Maze Runner – James Dashner
  23. The Scorch Trials – James Dashner
  24. The Death Cure – James Dashner

2015 sonunda görüşmek üzere. 🙂

Leave a Reply