1993 yapımı film, 2. Dünya Savaşı sırasında Almanya’nın Polonya’yı işgali sonrası, ucuz iş gücü doğacağının bilincinde olan iş adamlarından biri olan Oskar Schindler’in Krakow’a gelmesini ve bundan sonra başından geçenleri anlatıyor. Filmin iyi olduğunu zaten herkes söylüyor, yine de ben filmi izleyene kadar bunun gerçek bir hikayeden alınma olduğunu bilmiyordum. 1982 yılında Schindler’in Gemisi adıyla yayınlanan kitaptan uyarlanmış bir Steven Spielberg filmi. Schindler’in kendisi hakkında kısa bir yazı okumak isterseniz burdan buyrun 🙂

http://www.nasilunluoldu.com/oskar-schindler

Yazının bundan sonrası filmle ve hikayeyle ilgili spoiler içermektedir; okumak tamamen sizin inisiyatifinizde.

Oskar Schindler, aslında fırsatları iyi gören bir iş adamı. Nazi Partisi’nin bir üyesi olarak, Alman işgali altındaki Krakow’a geliyor ve burda yahudilerin elinden alınan bir fabrikanın başına geçiyor. Kendine yahudi bir muhasebeci buluyor. O dönemin en ucuz köle-işçileri haline gelen yahudileri çalıştırmaya başlıyor. Sonrasında ise şehirde bulunan üst düzey Nazi yetkilileriyle zaman zaman yağ çekerek olsun, zaman zaman minnettarlığını göstererek olsun arasını iyi tutuyor ve işlerinin aksamamasını sağlıyor. Oskar Schindler’i diğer iş adamlarından ayıran iki büyük özellik var: Bunlardan biri kendini ve işini pazarlamayı iyi bilmesi. Diğeri ise, savaş sırasında Almanların çoğunun böcek gibi davrandığı yahudilere nispeten daha iyi davranması.

Bunları düşününce filmde/hikayede iki kırılma noktası olduğunu görüyoruz. İlki, Schindler’in adının kurtarıcı olarak çıkması. Kendisi böyle tanınmayı asla istemiyor; çünkü Nazi Partisi ile bir kez bozuşmayagörsün, işlerine devam edemeyecek. Aynı zamanda bu kadar ucuza işçi de çalıştıramayacak. Köle-işçi yahudilere iyi davranmasının tek sebebi ucuz maliyete üretimi artırmak. Fakat iyi davranışları, bazı yahudilerin kendisine kurtarma istekleriyle gelmesine sebep oluyor. Henüz kitabı okumadım ama filmden anladığım kadarıyla Elsa adıyla saklanan gizli yahudinin Oskar’ın yanına gelip de anne babasını fabrikaya aldırmak istemesi ilk kırılma noktası. Burda Oskar’ın aklına gelecekte yapacaklarının tohumları ekiliyor.

İkinci kırılma noktası ise, Amon Goeth’in çalışma kampına gelmesinin ardından olanlar. Yahudilerin keyfi olarak öldürülmesi ve hatta gettonun bir kısmının tamamen yok edilmesini gören Oskar Schindler’in insani duyguları ön plana çıkmaya başlıyor. Bir iş adamı olarak geleceğini düşünmektense, insanları kurtarmaya yönelik eylemler içerisine girmeye başlıyor. Filmin bu kısmında kırmızılı kızı da görüyoruz. Siyah-beyaz bir dünyanın içerisinde yüreğimizi ağzımıza getirerek Alman askerlerinden kaçıp bir yatağın altına saklanıyor.

Bu kırılma noktalarından sonra, Oskar öncelikle çalışma kampının komutanı Amon ile arasını iyi tutuyor ve sonrasında ona olan yakınlığının verdiği samimiyetle, ona gücün asıl anlamını aktarmaya çalışıyor. Bir nevi konuşma yoluyla yahudileri korumaya çalışıyor. Asıl gücün, elinde öldürme gücü olmasına rağmen öldürmemekten geçtiği düşüncesini aşılamaya çalışıyor. Bir yere kadar başarılı da oluyor; fakat Amon gibi şımarık bir adamın bu konudaki fikrini temelli değiştiremiyor. Filmin sonrası ise artık kazandığı bütün servetini ve parti içerisinde kurduğu ilişkileri kullanarak nasıl 1100’den fazla yahudiyi soykırımdan kurtardığını anlatıyor.

Bu bir eleştiri yazısı değil, sadece aklımda kalan bu iki kırılma noktasını yazmayı ve filmi özetlemeyi amaçlamıştım. Filmin gerçek hikayeden alınma senaryosu kadar çekimleri ve oyuncuları da şahane. Filmin sonunda Schindler yahudileriyle ilgili bilgiler de veriliyor ve başta ne amaçla geldiği Krakow’dan nasıl bir insan olarak döndüğünü fark edince, insan kendini tutamıyor, ağlıyor. Gerçi beni asıl duygulandıran, bugün hala Oskar’ın kurtardığı insanlardan bir kısmının hayatta olmasıydı. Filmin sonunda bu insanların Oskar’a olan sevgilerini görünce içim parçalandı. Kendisi belki savaştan sonra girdiği işlerin hepsini batırdı, evliliğiniyse yürütemedi; ancak bu dünyaya çok büyük bir katkı sağladığı kesin. O artık asla unutulmayacak.

Leave a Reply