Şehir Hayatı

Hiç kuşları izlediniz mi? Havaya bakıp kuşları görmekten bahsetmiyorum. Gözünüzü dikip, masmavi göğün altında nasıl özgürce dolandıklarının farkına vardınız mı? Ben 25 yıllık hayatımda ilk defa farkına vardım. 25 yaşımda oldukça genç sayılırım; fakat düşününce, 25 yıl o kadar da kısa bir süre değil. Siz de bir kez olsun kuşları izleyin; inanın bana, şu an aklınızda hayal ettiğiniz görüntüden çok farklı bir tecrübeyle karşılaşacaksınız. O kanatlar, birer mucizeden ibaret.

Uçmayı hayal eden ve uçağı icat etmeye cüret eden insanlar, doğayı iyi analiz edebilen insanlardı. Doğayı iyi analiz edebilmek içinse bakmak değil, görmek, yaşamak gerekir. Her gün kuşları izleme şansına sahip olmak gerekir. Hem de zevkini çıkara çıkara. Onlar, doğadan ilham aldılar. Şehir hayatının içinde doğayı tecrübe etmeye ne kadar fırsatınız oluyor? Ne yazık ki hafta sonları Belgrad Ormanı’na kaçıp mangal yakmak, doğayı tecrübe etmek sayılmıyor. Bu konuda gerçekten çok üzgünüm. Yine birkaç günlüğüne Şile’ye kaçıp aylak tatil yapmakla, “burada yaşamak vardı,” diye iç geçirmekle de özünüze dönemez, hayal bile kuramazsınız. Kurduğunuz hayaller, şehir hayatının içine sıkışmış birer hayalden öteye gidemez.

***

Biz bugün, beton yığınlarının arasında denizi görmeye çalışıyoruz. Halbuki dünyanın %75’i sudan oluşuyor. Doğadan koptuk ve milyonlarca yıllık evrimin bizi getirdiği noktada, sadece neslimizi devam ettirmek için yaşıyoruz. Çünkü genlerimize kodlanan şey bu: Riski minimize etmek ve genlerimizi bir sonraki nesle aktarmak. Bu yüzden doğaya kaçmaktansa, beton yığınları arasında, sıfıra yakın hayal gücüyle yaşamak çok daha kolay. Çok daha az keyifli ve anlamsız, ama daha kolay. Ama mutluluk ve dahası hayat gayesi, hayatta bir anlam aramayı gerektirir. Hayatta bir anlam arayanlar, sabah yataktan kalkmak için sabırsızlanırlar. Çünkü yeni gün onlar için sürekli bir fırsat ve mutluluk kaynağıdır.

Siz de sürekli başka bir hayatın hayalini kuruyor, ama sahip olduklarınızı bırakıp gidemiyor musunuz? Sabahları yataktan sürüne sürüne mi kalkıyorsunuz? Fırsat bulduğunuzda deniz görmek için saatlerce trafik çekip boğaza, yeşil görmek için binlerce arabayla beraber Belgrad Ormanı’na mı kaçıyorsunuz?

O zaman tekrar düşünün.

Leave a Reply