İnsangiller

Çeşitli bölgelerden alınan neandertal fosillerinden elde edilen verilere göre çıkarılan bir çocuk neandertal heykeli
Çeşitli bölgelerden alınan neandertal fosillerinden elde edilen verilere göre çıkarılan bir çocuk neandertal heykeli

Homo Sapiens adını verdiğimiz modern insanlar, dünya üzerinde yaşamış tek insan türü değiller. Bu dünya Homo Erectus, Homo Denisova vb. başka türlerin varlığına da şahit olmuş. İnsangiller olarak çevirdiğim “aile” ise, İnsan Ailesi. Son halkası Homo Sapiens olan bir aileyiz ve bu aile ile ilgili bazı ilginç gerçekler öğrendim:

  • İlkel insanlar, ~100 bin yıl önce orman yakarak içinde yaşayan hayvanları kolayca avlamış ve pişirmiş olurlarmış – böylece akşam yemekleri çıkarmış.
  • Şempanzeler, midenin yemeği daha rahat sindirebilmesi için günde 5 saatlerini çiğnemekle geçirirlermiş.
  • Ateşin insanlığa en büyük faydalarından biri, insanlığın daha kolay çiğnemesini sağlayan pişmiş besinlere olan erişimini sağlaması olmuş.
  • İnsanlarının çenelerinin küçülmesini ve beyinlerinin büyümesini ateşin kullanımına bağlayan araştırmacılar mevcut; çünkü yiyeceğin kolay sindirilmesi insanların küçük çene ve kısa sindirim sistemine sahip olarak da yaşayabilmesini sağlamış.
  • Kartallar (biliyorum insanla alakası yok 🙂 ama araya kaynadı) sıcak hava akımının bulunduğu yeri tespit edip, enerji harcamadan bu akıma kapılarak yükselebiliyorlarmış.
  • Homo Sapiens’ın ne zaman ortaya çıktığına dair kesin bir şey söylenemiyor (300 bin yıl öncesi ile 200 bin yıl öncesi arasında tartışmalar sürüyormuş) ama neredeyse tüm araştırmacılar 150 bin yıl önce Doğu Afrika’da Homo Sapiens’ın yaşadığı konusunda hemfikir. 70 bin yıl önce ise Homo Sapiens Orta Doğu’ya göç ederek burdan Avrasya topraklarına dağılıyorlar.
  • Homo Sapiens Avrasya’ya yayıldığında burda hali hazırda yaşamakta olan Neandertaller ve diğer insan türleriyle karşılaşıyor. Interbreeding Theory’ye göre, Homo Sapiens burda Neandertaller ile birlikte olarak bugünkü insanları ortaya çıkarmış. Yani bu teori doğruysa bugün Avrupa ve Orta Doğu’da yaşayan insanlar saf Sapiens değil.
  • Aynı şekilde 60 bin yıl önce Çin dolaylarına ulaşan Sapiens, burda da Homo Erectus ve Homo Denisova ile birleşmiş. Bu teoriye göre saf Sapiens olabilecek tek insanlar Afrikalılar.
  • Diğer bir ana teori olan Replacement Theory’ye göre ise Sapiens ile diğer türler arasında çeşitli sebeplerden dolayı (anatomi farklılığı vs.) cinsel birleşme olmamış ve olsa dahi bu kısır bir döle (at ve eşekten katır doğması gibi) yol açmış; bu da Neandertaller gibi Sapiens dışı insanların neslinin tükenmesine neden olmuş. Bu teoriye göre, şu an herkes Homo Sapiens.
  • 2010’a kadar Replacement Theory’nin doğru olduğu düşünülüyormuş; fakat 2010’da yayınlanan bir çalışma farklı bir gerçek olduğunu göstermiş. Avrupa’da modern insan genomunun %4’ü neandertal genlerinden oluşuyor. Birkaç ay sonrasında yayınlanan diğer bir çalışma ise, Avustralya’da yaşayan modern insanın ve aborjinlerin genomunun %6’sının Homo Denisova genlerinden oluştuğunu gösteriyor.

Bu bilgiler için A Brief History of Humankind kitabının yazarı Dr. Yuval Noah Harari’ye teşekkürler.

Lucid Dreaming

Başardım! 🙂

Bugün bir süredir yaptığım çalışmaların (rüya günlüğü tutma, uyanır uyanmaz rüyadaki detayları kalıcı hafızaya atmaya çalışma vs.) ilk kez ekmeğini yedim. Oldukça yorgundum ve uykusuz da kalmıştım ama 2 saatlik bir uykum sırasında rüyada olduğumu fark etmeyi başardım. Bu rüyada olduğunu fark etme olayı aslında çoğumuzun zaman zaman bilinçsizce yapmayı başarabildiği bir eylem diye biliyorum. Ben de çok yaptım, ancak bugünkü bilinçliydi.

Rüyamda kendi evimdeydim, her şey gündüz vakti evimde nasılsa öyleydi. Ancak şu anda hatırlamadığım küçük bir detaya takıldım ve ilk şüphemi yaşadım. Sonrasında, normalde pencere olmadığını bildiğim bir taraftaki pencereye gözüm takıldı ve gerçekliği iyice sorgulamaya başladım. Pencereden dışarı bakmamla birlikte, dışarıda aslında orada olmayan kocaman bir ağaç gördüm ve görür görmez rüyada olduğumu anladım. Beynim bu bilincin ışığında beni uyandırmaya çalıştıysa da kendimi zorladım ve rüyaya devam ettim. 🙂

İlk yaptığım şey sokağa çıkmak ve uçmayı denemek oldu. Çok mu klasik bilmiyorum ama rüyadaki gücümü sınamak için aklıma gelen ilk şey buydu. Beynimin ne kadar hızlı yanıt verdiğini o an anladım; daha uçmayı düşünürken adeta Superman edasıyla ayaklarımı yere çarpıp uçmaya başladım. İnanılmaz bir histi; kollarım karıncalanmaya başladı. Yattığım yerde uçtuğumu hissettim ve ilk korkumu da o an yaşadım. Rüyada uçarken gözlerimi kapatmıştım ve eğer gözlerimi açarsam kendimi yatak odamda havada bulacağımı ama bedenimin yatakta duruyor olacağını düşündüğümden korkudan gözlerimi açamadım. Sonrası ise çok uzun sürmedi, rüya normal seyrinde devam etti. Yine bazı manipülasyonlarda bulunduğumu hatırlıyorum ama neler olduklarını hatırlayamıyorum.

%d bloggers like this: