Categories
Kitap

Okuduğum Kitaplarla 2015

 

  1. Start-up Nation: The Story of Israel’s Economic Miracle – Dan Senor, Saul Singer
    • İsrail’i sevmeyen, yaptıklarını kötüleyen çok fazla insan var. Peki İsrail’in bu kadar çok göz önüne çıkmasının en büyük sebebi ne? Dini sebepleri bir yana bırakırsak, ekonomik anlamda başarıları çok önemli. Bu başarıların da arkasında sağlam bir kültürel model var. Türkçe’ye çevrildi mi bilmiyorum ama kesinlikle okunması gereken bir kitap.
  2. Traction: A Startup Guide to Getting Customers – Gabriel Weinberg, Justin Mares
  3. The Kill Order – James Dashner
  4. Thinking, Fast and Slow – Daniel Kahneman 
    • Nispeten uzun bir kitap ve ne yazık ki tarih itibariyle Türkçe çevirisi yok. Ancak The New York Times Bestsellers listesine girmiş, Nobel ödüllü bir akademisyenin kitabı. Kahneman, kitabında insan beyninin iki farklı düşünme yöntemi olduğunu söylüyor. Bunlardan birincisi Sistem 1 adını verdiği hızlı düşünme, ikincisi de Sistem 2 adını verdiği yavaş düşünme. Sistem 2, bilinçli olarak yaptığımız düşünme eylemlerini içeriyor. Sistem 1 ise tecrübelerimizin ve genetik mirasımızın etkisiyle yaptığımız, bir nevi bilinçaltı düşünmeyi yönetiyor. Kitap genel olarak Sistem 1’in nasıl çalıştığı üzerine yoğunlaşıyor. Kahneman ayrıca, alanındaki iyi pazarlama uzmanlarının Sistem 1’in nasıl çalıştığına yönelik iyi bir kavrayışları olduğunu söylüyor. Okunması gereken bir kitap.
  5. Connections That Count – Scott Oldford
  6. The Hard Thing About Hard Things – Ben Horowitz
    • A16Z adlı venture capital’ın kurucu ortaklarından biri olan Ben Horowitz’in, kendi ağzından start-up macerası. Kitabı diğerlerinden farklı kılan şey, Horowitz’in “batmaya mahkum” bir şirket olarak görülen Loudcloud’da kurucu CEO olarak görev yaptığı 10 yıla yakın bir süre boyunca yaşadıklarının normal bir CEO’nun yaşadıklarından farklı olması. Kendi tabiriyle, neredeyse tüm CEO’luk hayatını “savaş zamanı CEO’su” olarak geçirmiş ve sıklıkla zor kararlar almak zorunda kalmış.
  7. Act Like a Leader, Think Like a Leader – Herminia Ibarra
  8. Getting Real – Jason Fried
  9. Deliduman – Emrah Serbes
  10. Gamification at Work – Janaki Kumar, Mario Herger
  11. Zero to One – Peter Thiel, Blake Masters
    • Peter Thiel’in vizyoner bir insan olduğunu biliyordum, ama bu kitabı okurken her yeni bölümünde daha bir aydınlandım, sürekli “işte bu!” deyip durdum kendime. Eğer sizi de 1960’ların yenilikleri (uzay teknolojileri, aya gitme vs.) bugünkü gibi yatay düzlemde çıkan girişimlerden (UBER, Airbnb vs.) daha çok heyecanlandırıyorsa, bu kitap çok hoşunuza gidecek.
  12. Pomodoro Technique – Francesco Cirillo
  13. Ecce Homo – Friedrich Nietzsche
  14. The Checklist Manifesto – Atul Gawande
    • Bu kitap, bir cerrahın tıp dünyasındaki verimliliği artırmak için kontrol listeleri kullanmaya başlamasını anlatıyor. Sonraları tüm dünyada özellikle tıp dünyasında kullanılmaya başlayan bu listelerin ne derece işe yaradığını, basit işlerin dahi unutulabildiği ve hayati önem taşıyan işlerde her zaman beynimize güvenmenin akıllıca olmadığını anlamak için kitabı okuyabilirsiniz.
  15. Hobbit – J. R. R. Tolkien
  16. Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat – Stefan Zweig
  17. Without You, There is No Us – Suki Kim
    • Yabancı bir İngilizce öğretmeninin Kuzey Kore’nin elitlerinin (lise son seviyesindeki) çocuklarına ders verdiği iki dönemlik macerası. Her ne kadar Kuzey Kore bu hikayeyle sınırlı olmasa da, ülke hakkında oldukça az bilgimiz olduğu için, kitap oldukça merak uyandırıcı bir havaya sahip.
  18. Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku – İlhami Algör
  19. Erken Kaybedenler – Emrah Serbes
  20. Hikayem Paramparça – Emrah Serbes
  21. Hooked: How to Build Habit-Forming Products – Nir Eyal, Ryan Hoover
  22. Mahalleden Arkadaşlar – Selçuk Aydemir
  23. The Alliance – Reid Hoffman, Ben Casnocha, Chris Yeh
    • Peter Thiel ile birlikte Paypal Mafia‘dan olan, LinkedIn’in kurucusu Reid Hoffman’ın işini gerçekten iyi bildiğini gösteren bir kitap olmuş. Reid LinkedIn ile sadece profesyonel bir sosyal ağ yaratmamış, aynı zamanda bu kitapla birlikte iş hayatını ne kadar iyi bildiğini ve şirketteki takımların nasıl işlemesi gerektiğini çok iyi göstermiş. Eğer bir iş sahibiyseniz, girişiminizi yeni ya da halihazırdaki ekibinizle büyütmeyi düşünüyorsanız ve uzun vadeli düşünüyorsanız, bu kitabı okumalısınız.
  24. Bizim Dünyamız – Thich Nhat Hanh
    • Budist düşünceye küçük bir giriş yaptım bu kitapla. 🙂 Bir yandan okuduğum diğer bir budist düşünce kitabı daha vardı ancak onu bitiremedim. Bu kitabı okuması daha kolay geldi.
  25. Yılanı Öldürseler – Yaşar Kemal
  26. Aşk – Elif Şafak
Categories
Sinema

Son zamanlarda izlediğim sinema filmleri

Not: Çeşitli spoilerlar içerebilir. Okumak tamamen sizin inisiyatifinizde.

The Dictator (2012)

IMDB puanı: 6.4
Metascore: 58
Puanım: 5/10

Sacha Baron Cohen’i itici buluyorum ve bu filmi de çerez niyetine izledim. İçerisinde klişe olmayan bazı güzel mesajlar olsa da, bana Amerikan milliyetçiliğinin klasik bir ürünü gibi geldi. Ciddi bir şeyler aramıyorsanız ve ne kadar güldüğünüz o kadar da önemli değilse izlenebilir.

Ted (2012)

IMDB puanı: 7.0
Metascore: 62
Puanım: 7/10

Family Guy’ın yaratıcısı Seth MacFarlane’in mizah anlayışını severim. Her ne kadar dizinin son sezonlarında kötü yönde biraz abartsa da diziyi izletmeyi başarıyor. Ted’i, Family Guy’dan biraz soğumuşken izlediğim için beklentim düşüktü; fakat beklentim boşa çıktı ve filmi çok beğendim. Erkeğin çocukça davranması, kadının ciddiyet beklemesi gibi klişe konuları bir kenara bırakacak olursak “oyuncak ayının canlanması” fikri ve bu ayının “super best friends” tarzı değil de kan kardeşi tarzında bir arkadaş olması filmi güzel kılmış. Özellikle parti sahneleri çok güzeldi.

Warm Bodies (2013)

IMDB puanı: 6.9
Metascore: 59
Puanım: 7/10

Zombilere ve kıyamet senaryolarına hayranım. Zombili film diye izledim, bambaşka bir şey çıktı! Filmin başında parlak zombi oğlanı görünce dedim, “kesin saçma sapan bir şeyler çıkacak.” Çıkmadı; yani saçma sapan çıkmadı. Filmde bu kez zombilerin tarafındayız ve olayı onların gözünden görüyoruz. Bir tutam da insancıllaşma var. Herhangi diğer zombi filmlerini benim gözümde geçemez ama izlemesi farklı bir tecrübeydi.

World War Z (2013)

World War Z

IMDB puanı: 7.1
Metascore: 63
Puanım: 8/10

Zombileri seviyorum demiştim, değil mi? Brad Pitt’i de severim. Bu filmi de sevdim. Film ilk çıktığında çok fazla olumsuz yorumla karşılaşmıştım. Ancak ordunun “kurtarıcı” olarak gösterilmemesi, beklenmedik ölümler, zombileştiren virüsün zayıf noktasının bulunması ve yeteri derecede aksiyon filmi güzel kılmış. Hele o İsrail neydi öyle! İsrail’in nasıl olup da zombi istilasından kurtulduğuna yönelik geçen konuşma bambaşka güzellikteydi:

“1930’larda Yahudiler, toplama kamplarına gönderileceklerine inanmayı reddettiler. 1972’de olimpiyatlarda katledileceğimizi anlamayı reddettik. 1973 Ekim’inden önceki ay, Arap askeri hareketlerini gördük ve oybirliğiyle bir tehdit olmadığını düşündük. Ama bir ay sona Arap saldırısı bizi denize döküyordu. Biz de bir değişiklik yapmaya karar verdik: Onuncu Adam. Dokuzumuz aynı bilgiye bakıp aynı sonuca varıyorsak, onuncu adamın görevi karşı çıkmaktır. Ne kadar olanaksız görünürse görünsün, onuncu adam diğer dokuz kişinin yanıldığı varsayımını araştırmalıdır.”

O kadar güzel ki…

The Internship (2013)

IMDB puanı: 6.3
Metascore: 42
Puanım: 3/10

Filmi satabilmek için Google’ı kullanan, vasat ötesi bir film. Daha fazla söyleyecek bir şeyim yok.

Pacific Rim (2013)

IMDB puanı: 7.3
Metascore: 64
Puanım: 6/10

Çok daha kötü bir film beklemiştim ama kıyamet sonrası bir senaryoya sahip olduğunu öğrenince, içinde geçen kocaman robotlara rağmen izleyeyim dedim. Her ne kadar bir Amerikan başarı hikayesi olsa da, izlenebilir düzeyde bir film.

The Book of Eli (2010)

IMDB puanı: 6.8
Metascore: 53
Puanım: 4/10

Ben bu filmin çok yüksek bir puan aldığını sanıyordum, meğerse almamış. Film biterken boşa geçen 2 saatime küfrediyordum. Kitabın hristiyanların kutsal kitabı olduğunu nasıl tahmin edemedim ki? “The Book” sonuçta. Filmin tek güzel tarafı, Carnegie’yi oynayan Gary Oldman’ın kitabı arama amacıydı: Toplulukları kontrol etmek. Onun dışında tüm film tanrı tarafından görevlendirilmiş bir adamın 30 yıl boyunca kıyamet sonrası bir senaryoda, tüm dünyada sağlam kalmış tek İncil’i, ABD’nin doğu yakasından batı yakasına, kurulan büyük kütüphaneye götürmeye çalışmasını anlatıyor. Verdiğim 4 puanın 3 puanı Gary Oldman’ın repliğine, kalan 1 puanı da aksiyon sahnelerine veriyorum. Berbat bir filmdi.

The Croods (2013)

The Croods

IMDB puanı: 7.3
Metascore: 55
Puanım: 8/10

Hayatımda izlediğim en güzel masallardan biri olmaya aday. Güldüm, ağladım, animasyonun yapılışına ve filmin çeşitli noktalarına serpilmiş detaylara hayran kaldım. Ateşin bile yaygın olmadığı zamanlarda, kıtaların birbirinden ayrılmaya başlamasıyla değişen dünyada hayatta kalmaya çalışan 6+1 ilkel insanın anlatıldığı filmde bolca sevgi var. Guy’ın ateş yakma gibi konulardaki pratikliği ve Grug’ın fotoğraf çekme (?) gibi ilginç fikirleri var. Filmin sonunda ise o 6+1’e eklenen başka +1’ler var. Çok güzeldi, çok.