2015’te neler yaptım?

2015 bitti. 2014’te başladığım hedeflerime ulaşma macerama bu yıl da devam ettim. Fakat çeşitli çok büyük olaylar yüzünden o kadar yorulduğum bir yıl oldu ki, gördüğüm kadarıyla hedeflerimin birçoğuna ulaşamamışım. Zaten yazının sonunda da açıklayacağım üzere, taktik değiştiriyorum. Çünkü ne kadar yoğun olursam olayım, biliyorum ki her zaman hedeflerimin önüne engeller çıkabilir. Bu beni yıldırmamalı.

Bu yılın benim için en önemli olayı: Tuğçe ile evlendik! Hedeflerime de koymuştum, belki biraz cepte bir hedef gibi görünebilir ama yaşarken öyle olmadığını hissediyorsunuz. Bir diğer büyük olay ise Yetenek.li’nin kapanması. 60 bin kullanıcı barajını aşıp, kayda değer bir aylık ziyaretçi sayısına ulaşsak da, arkasında şu an anlatamayacağım sebeplerden dolayı Yetenek.li’ye son vermek durumunda kaldık. Fakat Ağustos itibariyle başladığımız yeni bir şeyler var; ki bu da bu yılın (ve çok büyük olasılıkla önümüzdeki yılın) benim için en büyük olaylarından biri. 🙂 Fakat onu da şimdi anlatmayacağım. Ufaktan listeye geçiş yapalım.

Kişisel

  • 20 kitap oku 26/20
    • Bu kadar yoğun olmasam çok daha fazlasını okumuş olabilirdim. Bu yıl inanılmaz kitaplar okudum; belki de benim için en aydınlatıcı/motive edici olanı Peter Thiel‘in Zero to One‘ıydı. Adam gerçek bir vizyoner. – 100%
  • 75 kiloya düş 94/75
    • Bu yılki en büyük başarısızlığım olabilir. 82 kiloyla başladığım yılı 94 kilo ile kapattım. Bunun arkasındaki en büyük sebep çok çalışmam ve Tuzla’da yaşadığım/evlilik öncesi olduğum için spor yapamamamdı. Bu kadar sık kilo verip geri almak oldukça sağlıksız. Fakat bu kiloda kalmak daha da sağlıksız. O yüzden bu yıl odaklanacağım noktalardan birisi bu. – 0%
  • 6 film hakkında yaz 0/6
    • Çok fazla film izledim ama hiçbiri hakkında yazmak içimden gelmedi. – 0%
  • Eduardo’yu bitir
    • Başladığım ama devam edemediğim kitap denemem. Kabul ediyorum: Kitap yazmak önemli derecede motivasyon ve konsantrasyon gerektiriyor. Benimse kafamı meşgul eden çok fazla şey vardı. Hareketsiz olmam bu yıl birçok şeyi etkiledi; bu madde de onlardan biri. – 0%
  • Fransızca bir kitap oku 0/1
    • Pekala; Fransızca’yı koyverdim! Fakat İsveççe öğrenmeye başladım. Yeni bir şeylere geçmem gerekiyordu. Yıllar boyunca Fransızca öğrenmeye çok kez başladım, belli bir seviyeye geldim ve bıraktım. Demek ki Fransızca beni yeterince motive edemiyor. İsveççe ile şu an aramız çok daha iyi. İsveççe ise, önümüzdeki yıl için daha anlamlı bir hedefi hak ediyor. – 0%
  • 6 rüyanı yazıya dök 0/6
    • Zamansızlık… Ya da bu sadece bir bahane. 🙁 Başucuma bir defter koymak yetiyor. Neyin zamansızlığı? Tekrar denenecek bir hedef bu da. – 0%
  • İncil, Kuran ve Tevrat’ı oku 0/3
    • Kuran’ı okumaya başladım ama sanırım yolda ilgimi kaybettim. Türkçe değil, sanırım Oxford Press’ten basılmış İngilizce versiyonunu okuyorum. Devam edebilirim, emin değilim. Onun yerine Budizm’e merak saldım. Bence çok daha ilgi çekici bir prensipler dizisi. Yine de bu kitapları da okumayı istiyorum; sanırım Budizm ile beraber dünyadaki çoğu insanın bağlı olduğu dini (her ne kadar Budizm bir dinden çok düşünçe şekli olsa da) anlamama yardımcı olacak. – 15%

Kategori yüzdesi: 26%

Günlük

  • Mahalleyi keşfe çık
    • Tuzla’nın nesini keşfe çıkacaktım? Bunu bir nebze Bostancı’da yaptım sayılır. Ama amaca yönelik değildi. Bilmiyorum. Hala olabilir? – 0%
  • 1 ay boyunca vejetaryen olarak yaşa
    • Zamansızlık. 1 hafta olarak düzenlemeyi de düşündük (Tuğçe ile birlikte) ama ben 1 haftanın anlamsız olacağını düşünüyorum. 1 ay oldukça önemli. – 0%
  • 20 lirayla 1 hafta yaşa
    • Bu maddeyi detaylandırıp 2016’da tekrar uygulamayı planlıyorum. – 0%

Kategori yüzdesi: 0% 🙁

Sevgiliyle Birlikte

  • Daha önce gitmediğin 5 farklı yere git 3/5
    • Bu yıl Nisan ayında Berkan ve Pınar ile İspanya’ya, Alican ve İnci’yi ziyarete gittik. Barcelona’dan başlayan yolculuğumuzda Katalonya’yı gezdik; Aigüestortes adında bir dağa çıktık. İnanılmaz bir yerdi. Ekim başında balayımız için Göcek’e gittik. Aralık ayında ise Pınar ve Muzaffer ile Kocaeli’nde güzel bir bungalov tatili yaptık. – 60%
  • Telefonunu yanına almadan tüm bir gününü dışarda geçir
    • Yine olmadı. Bu da aslında bana önemli bir şeyi gösteriyor: Telefonlarımıza bağımlı yaşıyoruz! – 0%
  • Evlen 🙂
    • Evlendik! 🙂 – 100%

Kategori yüzdesi: 74%

Hayat

  • Sevdiğin bir muhite taşın
    • Bu yılın en büyük başarılarından biri bu olabilir. Hayvan dostu bir muhite taşındık: Bostancı. Sahile yakın, metroya yakın, her yer kedi dolu. Buralar çok güzel. 🙂 – 100%
  • Blogdaki portfolyoyu güncelle
    • Gerek duymadım. – 0%

Kategori yüzdesi: 90%

Spor

  • Toplamda 100 km koş 5.3/100
    • Tuzla’da koşacak yer yoktu. Düşünüyorum da, Tuzla beni gerçekten kötü etkilemiş. Bostancı’ya taşındıktan sonra şimdilerde ancak normal hayatımıza dönebiliyoruz. Bu yıl çok daha farklı olacak. 🙂 – 5%
  • Avrasya Maratonu’nda 10 km koş
    • Biletimizi aldık, koşacağız. 1 hafta kala ayağımı yaraladım. İçimde ukte kaldı. 🙁 – 0%
  • Bridge Jumping yap
    • İspanya’da yapacaktık ama zaman yaratamadık. – 0%
  • P90X3’ü 1 kere bitir 0/1
    • Eh… – 0%

Kategori yüzdesi: 2%

Programlama

  • Hacker Rank’te 7 Game Theory Challenge’ı çöz 0/7
    • Sanırım ilgim programlamadan çok business problemleri çözmeye yöneldi. Bilmiyorum. Hiç içimden gelmedi. – 0%
  • Project Euler’de 5 soru çöz 0/5
    • Aynı şekilde. – 0%

Kategori yüzdesi: 0%

Kariyer

  • Yetenek.li‘nin 250 bin üyeye ulaştığını gör 60000/250000 – 24%
  • Yetenek.li‘nin iOS uygulamasını çıkar – 0%

Kategori yüzdesi: 18%

Akademik

  • Coursera üzerinde 4 ders tamamla 0/4 – 0%
  • GMAT sınavından 780 puan al
    • 680 aldım. Hedefi yüksek tutmak iyidir. 🙂 800 üzerinden fena bir puan değil bence. – 87%
  • Yüksek lisansa başla – 100%

Kategori yüzdesi: 67%

Toplum

  • 3 TEDTalk çevir 0/3
    • Topluma yönelik hedeflerimde farklı şeyler yapmaya karar verdim. – 0%

Kategori yüzdesi: 0%

2015 yüzdesi: 37%

Dipnot: Hesaplamaları nasıl yaptım? Her kategorideki maddeleri önem sırasına göre dizip ağırlıklı ortalamalarını aldım. Sonra da aynı işlemi kategoriler arasında yaptım.

2016 ilk çeyrek hedeflerim burda: http://e-k.in/hedefler-2016-ilk-ceyrek/

2014’te neler yaptım?

2014 bitti. Hem dönüp bu geçen yılda neler yapmışım, hem de hedeflerimde ne kadar ilerleyebilmişim değerlendirmenin zamanı geldi.

Bu yıl birçok kilometre taşını geride bıraktım. Geçtiğimiz Ocak ayında Bilkent‘ten sonunda mezun oldum. Artık Bilgisayar Mühendisi adı altında bir ünvanım var. Hemen ardından 1 Şubat’ta 7. yılımıza yaklaşırken nişanlandık. Mart ayında Yetenek.li ilk defa haber oldu: Webrazzi’de haberimiz çıktı. Haberin etkisiyle 1000 kullanıcı barajını geçtik. Yaz aylarında büyümeye başladık ve Kasım’daki Web Summit‘e davet edildik. Röportajımız yapıldı, Yetenek.li olarak tekrar haber olduk. Tuğçe’yle beraber Türkiye’yi gezmeye başladık, annem ve kardeşimle (Özgür) beraber Yunanistan’a gittik. Özgür üniversiteyi kazandı ve İstanbul’a geldi.

Peki ilk defa listelediğim hedeflerde ne durumdayım?

Kişisel

  • 12 kitap oku 24/12
    • Bu yıl aynı zamanda kitapları orijinal dilinde okumaya başladığım yıl da oldu. Çeviri kitaba mahrum kalmak, Türkçe çevirmenlerin kalitesi yüzünden oldukça kötü. Tabii İş Bankası, Can, YKY gibi yayınları tenzih ederim. Özellikle İş Bankası’ndan çeviri yayın okumak hala büyük bir zevk benim için. – 100%
  • 82 kiloya düş 81.9/98
    • Önce ketojenik diyetle (Yiğit sağ olsun), sonra biraz sporla, sonra da beslenmeme dikkat ederek hedefime ulaştım, mutluyum. Medium bedene düştüm. 🙂 – 100%
  • IMDb ilk 250 listesinden 50 film izle 12/50
    • Hedefin şeklinde sıkıntı olduğuna kanaat getirdim. Sayması oldukça zor oldu, bir yerden sonra da bıraktım. Listeden 50’den fazla film izlemişimdir. Ama eski izlediklerimi saymıyordum. Yeni yıl için böyle bir hedef ekler miyim bilmiyorum. – 24%
  • İlk kitabını yaz
    • Bitmedi ama başladım! Başlamak bitirmenin yarısı derler. Biraz mühendis kafasıyla yazdığım için de önce kitabın taslağını ve hikaye akışını kurguladım. – 25%
  • Orta seviyede Fransızca öğren
    • İlk aylarda Duolingo ile bir miktar ilerleme kaydetmiştim ama “orta seviye” çok göreceli bir kavram olduğu için bu madde beni yeterince motive edemedi. Fransızca öğrenmeyi hala istiyorum. Yeni yıl için farklı bir hedefim olacak. – 10%
  • Orta seviyede Yan Flüt öğren
    • Yan flütüm yamuldu ve sonrasında da paslandı. O yüzden bırakmak zorunda kaldım. Henüz yenisini almadım, bu yıl almayı da düşünmüyorum. Bir yıl ara vereceğiz anlaşılan. Oysa Mamak Türküsü’nü çalmaya başlamıştım. 🙂 – 10%
  • 10 rüyanı yazıya dök 0/10
    • Bu hedefi sonradan koydum. Sanırım üşengeçlikten ve kalan zamanın kısalığından dolayı 1 tane bile yazmadım. Rüyalarımı yazmak bana farkındalık kazandırıyordu. Tekrar deneyeceğim. – 0%

Kategori yüzdesi: 51%

Günlük

  • Telefonunu yanına almadan tüm bir gününü dışarda geçir
    • Planladım ama yapamadım. Ne acı değil mi? Aslında bir benzerini bu yıl Hacıllı’da kamp yaparken başarmıştım ama onu saymıyorum. Sonradan bu maddeyi Tuğçe’yle yapmaya karar verdik, Gülfemin’in önerisiyle de günümüzü Balat’ta geçirmekte karar kıldık. Ama çok geç kaldık, yıl bitti. Bu benim bu yılki en büyük başarısızlığım. 1 günümü bu hedefimi tamamlamak için ayırmadım. – 0%

Kategori yüzdesi: 0%

Sevgiliyle Birlikte

  • 2 farklı ülkeye git 1/2
    • Pek gitmiş sayılmayız, bu yıl yurtdışı açısından verimsiz bir yıl oldu. Alaçatı’yı ziyaret ettiğimizde Yunan adalarından Chios’u (Sakız) günübirlik ziyaret ettik. Yunanistan topraklarına bastık mı bastık. 🙂 – 50%
  • Türkiye’de daha önce gitmediğin 3 farklı yere git 3/3
    • Bu da bu yılki en büyük başarılarımızdan olabilir. Sırasıyla Hacıllı’da Berkan ve Pınar’la kamp yaptık, Alaçatı’da 7. yıldönümümüzü aylak tatil yaparak kutladık ve Bozcaada’da Gülfemin, Mithat ve Özgür’le nefis zaman geçirdik. Sırasıyla Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına sıkıştırmış olsak da hepsi birbirinden güzeldi. – 100%
  • Postcrossing’den 52 kartpostal al 0/52
    • Yapmadık. Daha doğrusu ilk 5 kartpostalı göndermek için hazırladık ama bir türlü postaneye götüremedik. Başkalarından kartpostal alabilmek için önce sizin atmanız gerekiyor. Sonrasında da sıkıldık, yani en azından ben sıkıldım. O kadar güzel bir madde gibi gelmemeye başladı. – 0%

Kategori yüzdesi: 67%

Spor

  • Toplamda 250 km koş 171.78/250
    • Bitiremedim. Çok iyi gidiyordum, yaz ayları bitmeden bu seviyeye ulaştım. Sonradan çok sevdiğim Ataşehir’den Tuzla’ya taşınınca elimde olan ortam kayıp gitti. Koşacak morali bir türlü bulamadım. Şimdi koşmaya devam etmek istiyorum ama ancak arabayla sahile inerek yapabileceğim gibi. – 68%
  • Avrasya Maratonu’nda 15 km koş
    • Kayıtları kaçırdım desem? Erteleye erteleye kaçtı iyi mi. – 0%
  • Bungee Jumping yap
    • Yapacak yer bulamadım. Gerçekten. Fakat Nisan’da İspanya’ya gidiyorum, orda bungee değil de bridge jumping yapılan bir yer buldum. Pınar’la atlayacağız umarım. 🙂 – 0%

Kategori yüzdesi: 34%

Programlama

  • 52 Project Euler problemi çöz: 6/52
    • Haftada bir tane hedef koymak çok mantıklı değilmiş. Hedefi çok yukarı çekmişim; bitmeyeceğini içten içe bildiğim için de devam etmemişim. Sorular gittikçe zorlaşıyor, ilk 50 sorunun basitliği yok. – 11%
  • Python ile bir uygulama geliştir
    • Bir miktar Python öğrendim. Sonra bir şeyin farkına vardım: Python’ın bana şu an için hiçbir getirisi yok. Ben de Python yerine Objective-C öğrenmeye başladım ve iki tane basit uygulama geliştirdim. Şimdi Yetenek.li’nin iOS uygulamasını yapanlardan biriyim. Hatanın neresinden dönsen kârdır. – 75%
  • NodeJS öğren
    • Öğrenmeyi çok istiyordum. Öğrendim. Uygulama bile geliştirdim: http://www.natokafa.com – 100%
  • AngularJS öğren
    • Fırsat olmadı. Mobil işlere kaydığım için de şimdilik gerekli görmüyorum. – 0%
  • xx satır kod yaz: 0/xx
    • Fark ettim ki çok saçma bir hedefmiş. Kaç satır kod yazdığının önemli olduğu bir yer varsa o da ne kadar az yazdığın; daha doğrusu ne kadar az yazarak ne kadar çok iş hallettiğin. Bu madde için bir istisna uygulayacağım ve değerlendirmeye almayacağım.

Kategori yüzdesi: 62%

Kariyer

  • Yetenek.li‘nin 100 bin üyeye ulaştığını gör 32269/100000
    • Büyümeye devam ediyoruz. Yetmez ama evet! – 32%

Kategori yüzdesi: 32%

Akademik

  • Coursera üzerinde 6 ders tamamla 3/6
    • Listedeki favori maddelerimden biri. Daha fazla ders de bitirebilirdim, hatta 2 farklı dersin de yarısındayım. Gamification, Game Theory ve Model Thinking derslerini tamamladım. Üçünden de sertifikamı aldım. – 50%
  • GMAT sınavından 700 puan al
    • GMAT için çalışmaya başladım. Malum bu yıl yüksek lisansa başlamayı düşünüyorum. Ama sınava giremedim çünkü kendimi $250 vermeye hazır hissedemedim. 🙂 Deneme sınavında bu puana yaklaştım ama artık 700 değil daha yüksek bir puan almayı hedefliyorum. – 35%

Kategori yüzdesi: 45%

Toplum

  • 10 TEDTalk çevir 4/10
    • Bir süre sonra sıkıldım ve bıraktım. Toplamda 10’dan fazla çevirim var. Devam edecek miyim henüz bilmiyorum. – 40%

Kategori yüzdesi: 40%

2014 yüzdesi: 48%

Dipnot: Hesaplamaları nasıl yaptım? Her kategorideki maddeleri önem sırasına göre dizip ağırlıklı ortalamalarını aldım. Sonra da aynı işlemi kategoriler arasında yaptım.

2015 hedeflerim burda: http://e-k.in/hedefler-2015/

Introduction to Data Science

Bugün Coursera üzerinde University of Washington’dan Bill Howe’un verdiği Introduction to Data Science dersini almaya başladım. Big Data ve bu datanın işlenebilirliğine çok uzun zamandır, daha Big Data kavramını duymadığım zamanlardan beri büyük bir ilgi duyuyorum. Bu ders de klasik Relational Algebra’dan başlıyor ve Big Data’dan, şu sıralar oldukça ilgili olduğum NoSQL veritabanlarından, MapReduce’den, Declarative Languages’den vs. devam ederek gidiyor. Bill Howe, öğrencileri derse ısındırmak için güzel bir giriş yapmış ve ben de bu girişte yer alan ve Data Science ile alakalı bilgileri buraya yazmak istiyorum.

  • Nate Silver, 2012’de ABD’nin başkanlık seçimi üzerine yaptığı çalışmada elde ettiği sonuçları doğru şekilde değerlendirerek (yanlış anlamadıysam) eyalet bazında tüm sonuçları doğru tahmin etmiş. İnanılmaz!
  • Google’ın insanlık tarihindeki tüm kitapları dijital ortama aktarma niyetinde olduğunu ve bu niyetine büyük bir kaynak ayırdığını biliyoruz. Bunun yanı sıra Google, Ngram Viewer adında bir tool geliştirmiş. Dijitalize ettiği kaynakları gram bazında (1 kelime = 1 gram) ayırıyor ve bu tool ile belirttiğiniz yıllar arasında arama yapmak üzere istediğiniz kelimelerin sıklığını birbirleriyle karşılaştırmalı olarak verebiliyor. Bayıldım desem yeridir. Burdan ulaşabilirsiniz: http://books.google.com/ngrams
  • Google’ın kitapları dijital ortama aktarma niyetinden bahsetmişken, Bill Howe’dan öğrenmediğim bir bilgiyi de paylaşmak isterim. Google orijinli captcha sistemi iki yönlü çalışıyor. Bir yandan hepimizin bilgiği gibi sunucuya gelen isteklerin makineden mi yoksa insandan mı geldiğini anlamakta kullanılıyor. Birçoğumuzun bilmediği ise, Google’ın captcha’yı kullanarak kitapları dijital ortama aktardığı. Captcha her gün milyonlarca insan tarafından kullanılıyor ve siz bilmeden de olsa Google’ın kitapları dijital ortama taşımasına yardımcı oluyorsunuz. Nasıl mı oluyor? Captcha’da her zaman iki kelime bulunur. Bu kelimelerden birisinin textual karşılığı Google’ın veritabanlarında zaten bulunurken, diğeri bulunmuyor. Textual karşılığı bulunan kelime sizin insan olduğunuzu tespit etmekte kullanılırken, diğer kelimeyi de yazarak o kelimeyi Google’ın veritabanına kazandırmış oluyorsunuz. Dahiyane.
  • 1900’den 2000 yılına kadar yayınlanan kitaplar arasında “joy (keyif)” ile “sadness (üzüntü)” kelimeleri taranmış ve “joy – sadness” gibi basit bir cebir işlemine dayalı z-scorelar bulunmuş. Bu grafiği aşağıda veriyorum. Görür görmez tüylerimi ürperttiğini söylemeliyim.joy_sadnessÖzellikle 1940’lı yıllarda yaşanan inanılmaz düşüşü görebiliyoruz. Bu düşüşün İkinci Dünya Savaşı’na denk gelmiş olması rastlantı değil. Diğer yandan, aynı sonucu Birinci Dünya Savaşı’nda göremememiz ise o kadar da ilginç değil. Bu tarama İngilizce yayınlarda yapılmış ve Birinci Dünya Savaşı sırasında İngilizce yayınlar çıkaran milletlerin bu savaştan etkilenmediği ya da bu savaşın çıkarlarına olduğu görülebiliyor. 2000’li yıllarla birlikte “joy” üzerine yine bir artış mevcut. Umalım da böyle devam etsin.
  • Son olarak paylaşacağım bir grafik daha mevcut. Joy ve sadness kelimeleri ile yaptıkları veri eşeleme işleminin aynını “emotional words (duygu içeren kelimeler)” ile de yapmışlar ve aşağıdaki grafiği “emotional words – random words” gibi basit bir cebir işlemine dayandırmışlar.emotion_random1900’lü yıllardan 2000’li yıllara doğru görebildiğimiz üzere genel olarak bir duygu azalması mevcut. Yine İkinci Dünya Savaşı sırasında kırmızı çizgiyle gördüğümüz “fear (korku)” artışı ve diğer tüm duyguları geri planda bırakıp 2000’li yıllara doğru yeniden artışa geçen “fear” üzerine belki düşünülebilir.

Bir Delinin Hatıra Defteri

Bugün Tuğçe’yle yıllardır kapalı gişe oynayan tek kişilik oyun “Bir Delinin Hatıra Defteri”ne gittik. Giden çoğu kimsenin bildiği gibi kapalı gişe oynamasının sebebi, Behzat Ç. rolü ile ünlenen Erdal Beşikçioğlu’nun oyunu olması. Yaklaşık 1.5 yıldır bilet arıyorduk, kısmet sahte kıyametin olduğu bugüne (21.12.2012) imiş. 🙂 Bilet bulabilmek tabii ki hiç kolay olmadı. Bundan 13 gün önce Berkan’la gecenin bir yarısı (saat 2’ydi) Mithatpaşa Caddesi’ndeki 75. Yıl Sahnesi’nin önündeki gişede beklemeye başladık. İlk iki sırayı kapmayı başarabildiğimiz için de sabah saat 10’da uykusuz, rezil ve biraz da hasta olmaya meyilli ama başarının verdiği hazla birlikte biletlerimizi alıp ordan ayrıldık.

Bir Delinin Hatıra Defteri, aslında Gogol’ün yaklaşık 20 sayfalık bir öyküsü. Bir delinin ya da öykü sürecinde bir yerlerde deliren bir adamın günlüğüne yazdıklarını anlatıyor. Zaten akli dengesi pek yerinde olmayan adamın iyice delirmesi ve toplumdaki yerini sorgulaması genel müdürünün kızına aşık olmasıyla başlıyor. Öykü o kadar güzeldi ki, okurken delinin söylediği kimi aptalca sözlere güldüm, kimi mantık dolu cümlelere ise hayıflandım; bir insanın içinde olduğu sistemi bu şekliyle sorgulayabilmesi sanki delilere mahsustu. Kimilerinden duyduğum “deli aslında hiç de delice konuşmuyor,” yorumlarını da buraya bağladım.

Oyuna giderken içimde, delinin günlüğünü nasıl tiyatrolaştırmış olabileceklerine dair bir merak vardı. Oyun düşündüğüm gibi, delinin kendi günlüğünü okuması üzerine kurgulanmıştı. Biz Akün Sahnesi’ndeki performansını izledik. Sahne ortada, etrafına üç sıra plastik sandalyeler dizilmiş; sahnedeyse vinç benzeri bir iş makinesi var. Ben Erdal Beşikçioğlu sahneye nerden girecek diye düşünürken, oyun başladığı zaman 10 dakikadır orda oturmamıza rağmen delinin vincin üstünde yatar vaziyette oyunun başlamasını beklediğini görmediğimizi fark ettim. Yani oyun daha en başından beklentilerimi karşılamaya başlamıştı. Sahnenin yuvarlak olmasının bir dezavantajı, delinin poposunu bolca izlememiz oldu. Ancak rolü o kadar benimsemişti ki, oyundan oldukça tatmin olarak ayrıldım.

Oyun bundan başka bir dizi tesadüfü de yanında getirdi. Bugünün çokça beklenen o sahte kıyamet günü olmasının yanında oyunun da 300. temsiliydi ve Kemal Kılıçdaroğlu da eşiyle birlikte tam karşımızdaki protokolden oyunu izleyenler arasındaydı. Belki delinin poposunu bu kadar çok görmemizin sebebi de budur, bilemiyorum. 🙂