Türk Pasaportu’nun İkinci Dünya Savaşı sırasında çok değerli olduğunu biliyor muydunuz? Hayır mı? Ya Almanya’nın Fransa’yı işgalinden sonra Türk diplomatların burdaki yahudileri korumaya çalıştığını ve hatta bazılarını Türkiye’ye kaçırarak kurtardıklarını? Ben de bilmiyordum. Az önce izlemeyi bitirdiğim 2011 yapımı bu güzel belgesel sayesinde öğrendim. Bu nedenle de belgeselden birkaç anekdot paylaşmak istiyorum. Yazının sonunda da sizi belgesele yönlendireceğim.

İkinci Dünya Savaşı sırasında yahudilerin her an toplanıp toplama kamplarına gönderilebileceği ya da kolaylıkla öldürülebileceği gerçeği mevcuttu. Ancak Türkiye savaşa girmediği için ve Almanya’ya karşı belirli bir gücü bulunduğu için kendi vatandaşlarını korumaya alabiliyordu. Özellikle Fransa’da yaşayan Türk yahudileri mutlak surette korudular. Bir süre sonra ise kimi yahudiler Paris Başkonsolosluğu’na gelip Türk olduklarına dair belgelerini kaybettiklerini beyan etmeye başladılar ve başkonsolos, bu kimselerden birkaç Türkçe kelime duyarak onların Türk olduğunda ve belgelerini kaybettiklerinde mutabık olmaya başladı. Böylece birçok yahudiyi Türk vatandaşı yaparak onlara Türk Pasaportu sağladı.

Bugün Coca-Cola’nın CEO pozisyonunda bulunan Türk Muhtar Kent’in babası Necdet Kent, III. Reich zamanında Marsilya’da konsolosluk görevini yürütüyordu. 81 Türk yahudi ölüm kamplarına gönderilirken onları kurtarmak istedi. Alman yetkililer bu isteği geri çevirince o da trene bindi ve “o zaman ben de onlara eşlik edeceğim,” dedi. Diplomatik bir skandalı önlemek için, Alman yetkililer bir sonraki durakta Necdet Kent’i ve Türk yahudileri salmak zorunda kaldılar.

Ömer Arbel’in anlattığına göre, babası Bedii Arbel de zamanında Marsilya’da konsolosluk görevini yürütürken, Gestapo’dan kaçan bir kadının ve iki çocuğunun elçiliğe sığınmasına izin verdi. Annesi ise kadının arkasından gelen Gestapo askerleriyle elçilik sınırında konuştu ve bir süre sonra onları içeri almayarak geri gönderdi. Bu insanları bir ay kadar misafir ettikten sonra onlar için birer Türk Pasaportu düzenledi ve elçilik dışında yaşayabilmelerini sağladı.

N. Kemal Yolga da Paris’te yardımcı konsolosluk görevini yürütürken, Auschwitz’e giden bir treni durdurdu ve elindeki boş pasaportları kullanarak trendeki Türk vatandaşlarının ölüme gitmesine engel oldu. Kızı Gülyüz Yolga’nın anlattığına göre o zamanlar Türk diplomatların Almanya karşısında önemli bir gücü vardı ve bu gücü de sonuna kadar kullandılar.

Türkiye’nin koruduğu yahudilerin çoğunluğu Fransız ve İtalyan yahudileriydi ve 1943’ün sonuna kadar Türk diplomatlar onları korumayı başarabildi. 1943’ün sonlarına doğru konsoloslar bu yahudilere Türkiye’ye dönme çağrısı yaptı; çünkü Almanya’ya savaş ilan edilmesi gündemdeydi. Artık onları evlerinde koruyamayabilirlerdi.

Bu hikayeler belgeselin ve de büyük hikayenin küçük bir kısmı. Bunca yardımda bulunan diplomatlarımızın sayısı dört ile sınırlı değil; çok daha fazlalardı. Hepsi de zor durumda bulunan yahudileri kurtarmak için kendi hayatlarını tehlikeye attılar. Bunun üzerine dahi, teşekkür etmeye gelen yahudilere “bu bizim vazifemiz” diyebiliyorlardı; resmi hiçbir yükümlülükleri olmamasına rağmen, bu yardımı insan olmanın bir vazifesi olarak görüyorlardı.

Peki ya bugün? Nerden nereye gelmişiz. Nefret demeçleri vermekten utanmayan insanlar tarafından idare ediliyoruz. İnsanlıktan çıkmış bir ortamda tüm insani yönlerini göstermekten çekinmeyen diplomatlarımız bizim atamız. Bugünkü nefret ortamını görünce midem bulanıyor, oysa eskiyi düşününce sadece ağlayabiliyorum, sadece kıskanabiliyorum.

Not: Bu belgesel 2011 yılında çekilmiş ve ismi Türk Pasaportu / The Turkish Passport. Normalde YouTube üzerinde $2.99 karşılığında 72 saatliğine kiralanıp izlenebiliyor ama nedense Türkiye’den izlenme izni yok. Başka herhangi bir kaynaktan da bulamadığım için belgeselin yapımcıları kusura bakmasınlar, DailyMotion’a yüklenen ücretsiz bir kaynaktan izledim. Size de aynı linki vereceğim. Olur da yapımcılar bir şekilde bu yazımı okur ve bu linkten rahatsızlık duyarlarsa, bana ulaşmaları halinde kaldırabilirim. Bundan sonrası içinse Türkiye’den ulaşılabilir bir kaynakta yayınlamalarını temenni ediyorum.

Link: http://www.dailymotion.com/video/x153xft_turkish-passport-documentaire-partie-1-3_shortfilms

One thought on “Türk Pasaportu

  1. Dün zor durumda olan Yahudileri kurtarmak için çaba gösteren Türkler bugün zor durumda olan Suriyeli ve Filistinlileri desteklemek için “nefret demeçleri vermekten utanmıyorlar”. Değişen bir şey yok.

Leave a Reply